Ürküten Havaalanı Kai-Tak

16 Aralık 2008

Daha önceki yazılarımda havacılıkla çok fazla ilgili olduğumu yazmıştım. Tonlarca ağırlığı olan yolcu uçaklarının iniş ve kalkışlarını izlemek de çok hoşuma gidiyor. İşin içinde bir de sıra dışı şeyler girince olay daha da heyecanlı bir hale geliyor. Bu uçakları izleyince pilotluğun da aslında ne kadar zor bir meslek olduğunu bir kere daha anlıyorum.

Yeryüzünde iniş ve kalkışları gerçekten hüner gerektiren pek çok pist var. Hepimiz gözümüzün önüne bir yolcu uçağının inişini getirdiğimizde uçağın pisti karşısına alıp yavaş yavaş alçalarak en sonunda piste teker koyduğunu düşünürüz. Evet öyle ama her havaalanı için bu iniş şekli geçerli değil. Hong Kong’un tarihi Kai-Tak havaalanı her yönüyle pilotların korkulu rüyası olan bir pistti. Pistti diyorum çünkü günümüz havacılığının gereklerini karşılamayan bir havaalanı olduğundan ötürü 1998 yılında bu havaalanına olan uçuşlar yeni yapılan Kai-Tak havaalanına yapılmaya başlandı. Kai-Tak okyanus aşırı bir havaalanı olduğundan ötürü bu meydana gelen uçaklar hep büyük yolcu uçakları olmuştur. Oysaki pistin yapıldığı 1940’lı yıllarda en büyük yolcu uçağı şimdikilerin neredeyse üçte biri kadar bir büyüklükte pervaneli uçaklardı. Onun için o dönemlerde buraya inişler de çok tehlikeli olmuyordu.

Bu meydana uçuş yapacak pilotlar çok sıkı bir iniş eğitimi alıyorlardı. Eğer bir pilot buraya ilk defa uçacaksa yanında mutlaka daha önce bu piste inmiş daha tecrübeli bir pilot olması bir kural ve zorunluluktu. Pistin denizin üzerinde olması, bir tarafının yüksek dağlarla, diğer tarafının da açık denizle çevrili olmasından ötürü uçağın çok şiddetli bir rüzgar sirkülasyonunun arasında kalması da bu pisti zor kılan diğer bir etkendi.

1960’ların sonlarında Boeing 747’ler çıktığında Kai-Tak’a nasıl inip kalkacakları çok tartışıldı. Hatta sadece iniş kalkış değil, iniş sonrasında pistin uzunluğunun 747’lerin normal durma mesafesinden daha kısa olduğu için bunun da büyük bir tehlike olacağı çok tartışıldı. Aslında Kai-Tak her anlamda çok extreme bir pistti. Pist tamamıyla denize doğru uzanan bir yarım ada üzerine kurulmuştu. Uçaklar piste tam karşıdan yaklaşma yapmıyorlardı. Yaklaşık 80 derecelik bir açıyla piste yaklaşıyorlardı. Bir başka değişle uçağı kullanan pilot, pisti pilot kabininin sağ penceresinden görerek alçalıyordu. Üstelik bunu yaparken aşağıda bulunan binalara da çok yakın geçiyordu. Pilot pisti tam anlamıyla uçağın sağ tarafına aldıktan sonra koca uçağı ani bir dönüşle sağa döndürüyor ve pisti karşılar karışamaz tekerleklerini piste koyuyordu. İşin daha vahim tarafı bu piste hiçbir şekilde ILS inişi gerçekleştiremiyordunuz. ILS sisteminde uçağın radyo frekansına girdiğiniz havaalanın ILS frekansı belli bir süre sonra uçağı kendi kontrolüne alıyor. Yani havaalanından yayılan bir radyo frekansı sayesinde uçağınız daha önceden belirlenmiş bir hızda yavaş yavaş uçağı piste indirebiliyor. Bu sistem sayesinde pilotun iniş sırasında hiçbir şey yapmasına gerek kalmıyor. Ama Kai-Tak meydanına karşıdan yaklaşma söz konusu olmadığı için ILS yaklaşma da bu meydan da kullanılmıyordu. Tek iniş şekli pilotun görerek iniş yapması. Yani her şey pilota kalmış durumda.

Kai-Tak yazımın ilk kısımlarında da bahsettiğim gibi 1998 yılında havacılığın gerekliliğini karşılayamadığı içi kapatıldı. Ama hala özellikle sanal pilotlar tarafından inişi ve kalkışı en keyifli olan pistlerden biri olarak her ne kadar gerçekte kapatılmış olsa da sanal da görevine devam etmekte.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorum Yap

burung

  • Yazı Takvimi

    Şubat 2012
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Oca    
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    272829  
  • Bir Yıl Önce

    • Bu tarhte yazı yoktur
  • Facebook

2008 - 2012 MemoBlog
Atari Oyunları