System Of A Down Sorunsalı
22 Mart 2009
System Of A Down
2001 yılıydı yanlış hatırlamıyorsam bu grubun adını ilk duyduğumda. Sağdan soldan kulağıma geliyordu ama ne yaptıklarına dair bir fikrim yoktu. Ama bana anlatanlar bu grubu öve öve bitiremiyorlardı. Metal müziğe yeni bir soluk getirmişler, kendi tarzları var vb. gibi laflar hep. Bunlara ek olarak da en sona “Bunlar Ermeniymiş” diye de ekliyorlardı.
Aslına bakarsanız SOAD üyelerinin Ermeni olup olmadıkları beni hiç mi hiç ilgilendirmiyordu o an için. En sonunda bu kadar övülmeyi hak eden bir grup nasıl oluyormuş diye merak ettim ve ilk albümlerini dinledim: İlk başta edindiğim izlenim grubun gerçekten de çok farklı bir şeyler yaptığıydı. Yer yer kulağa hoş gelen tınıları olsa da bu tınılar hep gürültülü parçaların aralarına serpiştirilmişlerdi. Yani tamda “şarkı çok güzel” dediğiniz anda birden bire böğürtüler başlıyordu. Ama ben yine bunun SOAD’ın tarzı çerçevesinde olduğunu düşündüm. Grubun vokalisti Serj Tankian’ı diğer grup üyelerinden farklı tutmam gerek. Çünkü gerek müzikal bilgisi gerekse farklı vokal tarzı ile gerçekten başarılı bir müzisyen. Bunu yakın zamanda çıkarmış olduğu solo albümü Elect The Dead ile de bir defa daha anladım. Aynı zamanda Serj ünlü müzisyen Onno Tunç’un yine müzisyen olan kardeşi Arto Tunçboyacıyan ile Serart adı altında ortak bir etnik projeye imza atmışlardır
İlerleyen zamanlarda SOAD’ın dünya çapında ses getirmesiyle grubun çizgisinin de değiştiğini düşünüyorum. Grup dünya müzik piyasasındaki yerini sağlamlaştırdıktan sonra gerek şarkı sözlerinde, gerek konserlerinde ve gerekse sosyal oluşumlara destek vermesiyle amacını açıkça belli etmeye başladı. Grubun bir numaralı hedefi Türkiye oldu. Şarkı sözlerinde Ağrı dağına atıfta bulunmaya ve dağın kendilerine ait olduğunu söyleyecek kadar ileri gittiler. Bu noktada grubun asıl fan kitlesinin dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan Ermeniler olduğunu söylememe de gerek yok sanırım. Gittikleri her yerde Türkiye’ye saldırmaya, hakaretler etmeye devam ettiler. Amerika’daki sözde Ermeni soykırımıyla ilgili her türlü eylemde hep baş köşede boy göstermeye başladılar. Hatta bir rivayete göre işi konserlerinde salonun girişine “Köpekler ve Türkler giremez” yazılı bir tabela asmaya kadar götürdüler
Bunları duyduktan sonra açıkçası ileride büyük bir fanı olabileceğim bu gruba karşı içimde büyük bir antipati oluştu. Oysaki her şeye ilk albümlerindeki gibi devam etselerdi Türk hayranlarını da yanlarına alacaklardı ki; Türkiye’de ciddi anlamda bir SOAD dinleyicisi var. Hatta SOAD’ın Türkçe bir fan sitesi bile mevcut. Sizde grubu merak ediyor ve “banane canım ne derlerse desinler, ben müzikaliteye bakarım” diyorsanız dinlemek size kalmış.
Etiketler: Arama, Arto Tunçboyacıyan, dünya ve ay ile ilgili hikayeler, dünyaya yolculuk hikayesi, Elect The Dead, Onno Tunç, onno tunc system of a down, Serj Tankian, System Of A Down





