Şu Günlerde “Şikayet”
13 Haziran 2010Yaklaşık 1 ay oldu yeni bir şeyler yazmayalı. Günün büyük bir çoğunluğunda çalışıyorum haliyle de eskisi gibi yazmaya pek vaktim olmuyor. 24 saatlik bir günün yol ile birlikte 13 saati mesaiye gidiyor. Geri kalan 11 saatin 6 saatini uykuya, 5 saatini de kendime ayrılabiliyorum. O 5 saatte de dinlenir misin, dışarı mı çıkarsın? Zaten Dünya Kupası da başladı. Maçları da izlemek istiyorsun.
İşe başladığımdan beri boş zamanlarımı mümkün olduğunca iyi kullanmak gibi bir telaş başladı bende. Özellikle Cumartesi ve Pazar günleri mesai olmazsa evde durmak istemiyorum. Hep bir yerlere gideyim diyorum. Nedense sanki yarın dünyanın sonuymuş gibi davranıyorum. Şu yazıyı yazarken bile aklım hep dışarıda. Kordon’a çıkıp bira içmek istiyorum. Halbuki, daha dün gece eve gece saat 2’de geldim. Üstelik Kordon’dan.
Yapmak istediğim iki şey çakışırsa birisini yapamadığım için üzülüyorum. Aklım hep yapamadığım şeyde kalıyor. Mesela, Alsancak’ta takılmayı isterken arkadaşlarla mangala gidiyoruz. Ama aklım hep Alsancak’ta. Ne zaman döneriz de Alsansak’a giderim diye hesaplar yapıyorum. Zaman yetmiyor anlayacağınız. Acayip bir durum.
Etiketler: Alsancak, Benden, Bira, dünya, Dünya Kupası, İş, Kordon, Mangal, uzay





