Öğreneceğimiz Çok Şey Var Aslında

06 Mart 2009

Bu konuda basit bir düşünceye sahip değilim. Çıkıp da “biz yıllarca yedi cihanda hüküm süren Osmanlı’nın torunlarıyız!” demeyeceğim. Bunu diyenler zaten o zaman demişlerdir. İçinde bulunduğumuz zamanda, dönüp de bunlarla avunmak bana çok saçma geliyor. Dediğim gibi o devirde yaşayan Osmanlılar bunu zaten söylemişlerdir. Tabi eğer olayın farkında iseler.

Neymiş zamanında tuvaleti Avrupa’ya biz götürmüşüz. Neymiş yıllar boyunca Avrupalılar tarafından korkulan bir millet olarak görülmüşüz. Dikkatinizi çekerim ki olay hep mişli geçmiş zamanda. Avrupalı tarafından bize diretilen ve işimize gelmeyen her şeye geçmişi göstererek cevap veriyoruz. “Sen bana bunu diyorsun ama geçmişte bunu ben sana öğrettim” dedikçe Avrupalının o Avrupalı tavrı karşımıza bir duvar gibi çıkıyor sürekli. Son 100 yıl içinde Avrupa teknoloji, sanat, bilim vb. gibi pek çok alanda alıp başını yürümüşken biz hala elinde çatal odunla tarlada su arayan insan profilinden öteye geçemedik. Avrupalının doğrularını kabul etmedik. Fikirlerine yıllarca cahilce düşünceler yüzünden karşı çıktık. Bize uymaz dedik. Yeri geldi her yönden elimizin mahkum olduğu Avrupa’ya aklımızca kafa tutmaya çalıştık. Bize kahkahalarla güldüler, onu bile anlayamadık. Futbol maçlarında “Avrupa Avrupa duy sesimizi” diye tezahürat yapan bizler değil miydik? Peki Avrupa’nın bizden daha üstün ve gelişmiş olduğunu bildiğimiz halde, tüm iplerimizin onların elinde olduğunu bildiğimiz halde neden ona kabadayı gibi kafa tutuyoruz? Bu bir çelişki değil de ne?

Tek dişi kalmış medeniyeti; Avrupa’ya bizim götürdüğümüzü söylediğimiz medeniyeti geliştirenleri, daha ileri taşıyanları çekememeye başladık. Çünkü biz o medeniyeti hala o zamanki haliyle kullanmaya devam ediyoruz. Oysaki Avrupalı elindekini geliştirmesini, yaşadığı zamana adapte etmesini bildi ve bize dönüp senin medeniyet anlayışın 100 yıl öncesinde kaldı diyebildi bize. Bizde bunu kılıfına uydurduk ve cahil bir düşünceyle “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” dedik. Türkler aptaldır dedik. Sonra kanun çıkardık Türklüğe hakaret edilmesini suç yaptık. Durumumuzun vahimliğini anlamayalım diye kendimizi bu şekilde sansürledik. Avrupa’dan gelen uyarılara kulak asmadık. Kendi bildiğimizi okuduk. Domuz yağı, domuz ürünlerini yemek günahtır dedik. Bunun neye dayandığını bile açıklayamadık. Ezan Türkçe okunsun dedik. Günah dediler tekrar Arapçaya çevirdik. Cahiliz işte. Avrupalı olamayacak kadar cahiliz…

Bütün bunlardan sonra yine ve hala kendi bildiğimizi okuyor, kendi kendimizi yemeye devam ediyoruz. Beğenmediğimiz, sinir olduğumuz o Avrupa’ya dahil olmak için yapmadığımız şaklabanlık kalmadı. Ama ne yazık ki aramızda dağlar kadar fark olduğunun bilincinde olduğumuz halde bunu kabullenemiyoruz. Türklük gururumuza yediremiyoruz. Ne yaparsak yapalım, ağzımızla kuş tutalım, bu ülke ne yazık ki Avrupalı bir ülke olmayı hak etmiyor. Bu ülkenin Avrupalı olarak görülebilmesi için sadece bir sebep söyleyin. Söyleyemezsiniz çünkü yok. Avrupalılardan öğreneceğimiz daha çok şey olduğunu unutmayalım. En başta da siyaset ve politika. Bu bağlamda en kısa sürede Avrupalı olma sevdamızdan vazgeçmemiz en iyisi olacaktır. Çünkü bu isteğimiz her defasında “Sen Avrupalı olmak için ne yapıyorsun da böyle bir şey istiyorsun?” sorusuyla geri çevriliyor? Peki bu soruyu biz kendimize soruyor muyuz? Biz Avrupalı olmak için ne yapıyoruz?

Etiketler:

Yorum Yap

kambing

  • Yazı Takvimi

    Şubat 2012
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Oca    
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    272829  
  • Bir Yıl Önce

    • Bu tarhte yazı yoktur
  • Facebook

2008 - 2012 MemoBlog
Atari Oyunları