M. Öztürk: Küçük Bir Oyundu Hayal

13 Eylül 2009

Küçük bir çocuğum ben, küçücük. Hiç kimsenin düşünemediği hayalleri düşlerim. Küçük bir çocuğum ben hayallerini uçsuz bucaksız kılan bir tanrı kadar büyüğüm.

Üç, dört yaşlarındaydım oyuncak bir arabam vardı çok hızlıydı, siyahtı. Hiç hayallerim kırılmadı. Kırılmazdılar ki yoktu onların metalleri. Bilmem nasıl anlatsam size, kimse göremezdi onları o yüzden kıramadılar. Yalnızca benden dinledikleriyle bildiler arabamı. Düşüncelerine ben soktum ben çıkardım. Hayal değildi ben yapmıştım. Dedim ya, küçücük bir çocuğum ben, hayallerini uçsuz bucaksız kılan bir tanrı kadar büyüğüm. Sonra arabamı aldım koydum kenara. Uçağım oldu büyük mü büyük. Ben uçurdum onu, ben anlattım insanlara onu. İzin vermedim kırmalarına parçalamalarına ve benim için en önemlisi olan uçağımı düşürmelerine. Düşüremezdiler ki zaten beni düşürmeden yere. İzin vermedim onlara. Çünkü küçücüktüm. Uçağıma yolcu olarak bile almadım bencildim ben. Hayallerimde bir tek ben uçabilirdim. Ben düşerdim başkaları değil.

Küçük bir çocuğum ben. Küçücük. Hiç kimsenin düşünemediği hayalleri düşlerim. Küçük bir çocuğum ben hayallerini uçsuz bucaksız kılan bir tanrı kadar büyüğüm.

Biraz büyümüştüm artık yedi, sekiz yaşlarındaydım. Arabamı simsarlara satmadım. Üç, dört yaşlarındaki bir arkadaşıma verdim. Çok güzel bir şeker karşılığı… Şimdi artık büyük bir futbolcuyum. Öyle ki gökyüzünden bakınca kendimi görüyorum. Hayal değildi gerçekti. Sokak aralarında topu kaleden içeri sokunca… İzin vermedim beni kaleden içeri sokmalarına. Sonra güzel bir evim oldu, dünyalar tatlısı karım ve çocuklarım. Hayal değildi, gerçekti. Derme çatma bir kulübe yapmıştık Tuğçe ile. Kimseler bilmezdi o kulübenin büsbüyük bir ev olduğunu, hatta benim köşküm olduğunu. Tuğçe kim mi? Benim ilk aşkım. Bizim sınıftaydı. Onunla oynardık evcilik oyunlarını. Evcilik dediğime bakmayın gerçekten evliydik. O, annesinin tarağını alır şarkı söylerdi. Dünyanın en etkili sesli şarkıcısıydı. Söylemedik kimselere. Biz dünyanın en küçük çocuklarıyız. En küçükleri hem de. Öylesine küçük ki ufacık bir kulübeyi devasa köşklere dönüştüren… Biz küçücüğüz.

Hayal

Hayal

Küçük bir çocuğum ben. Küçücük. Hiç kimsenin düşünemediği hayalleri düşlerim. Küçük bir çocuğum ben hayallerini uçsuz bucaksız kılan bir tanrı kadar büyüğüm.

On üç, on dört yaşlarındaydım artık. Büyümenin verdiği huzursuzlukla bıraktım arabaları köşkleri uçakları. İnsanlar nasıl olduysa hayallerimin içine sızdılar bir düşman gibi. Nasıl oldu bilmiyorum. Büyümüştüm galiba. Küçülüyorum gitgide. Tek hayalim olmuştu insanların benim için uygun gördüklerini yapmak, başarmak. Kulübeden yapmayı başardığım köşk nereye gidiyordu? Ya ellerimi uçurduğum uçak? Benden istedikleriyle nefes almak benim verebildiklerimle zorla aldığım nefesi geri vermek. Küçük bir çocuk vardı içimdeki denizde boğulması için taş bağlamışlardı bileklerine. Küçücük bir çocuk değildim artık, büyümeye yüz tutmuş bir günah elçisi.

Eskiden küçüktüm ben, hayallerini tanrı kadar uçsuz bucaksız kılan. 20’yi çoktan geçmiştim, hayallerimi de. O uçsuz bucaksız yolda örülen duvarı geçememiş benim hızlı siyah arabam. Hayallerim bir insan kadar şimdilerde. Ne bir kulübeyi köşke dönüştürmek, ne bir uçağı ellerime sığdırmak, ne de ilkokul aşkım Tuğçe’nin sevdiğim yemekleri. Artık her şey bir insan kadar, her şey…

Biliyor musunuz, küçük bir çocuktum ben. Küçücüktüm. Hiç kimsenin düşleyemediği hayalleri de düşlerdim. Küçük bir çocuktum ben, hayallerini uçsuz bucaksız kılan bir tanrı kadar büyüktüm.

Etiketler: , , , , , , , , ,

Yorum Yap

banteng

  • Yazı Takvimi

    Şubat 2012
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Oca    
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    272829  
  • Bir Yıl Önce

    • Bu tarhte yazı yoktur
  • Facebook

2008 - 2012 MemoBlog
Atari Oyunları