Geçen Gün

15 Mayıs 2009
Kordon ve Çimenler

Kordon ve Çimenler

Geçen gün uyurken telefonum çaldı. Daha doğrusu yastığımın altında hem titreşimi hem de sesi kapalı halde duran telefonuma, kimse aramış mı diye uyku sersemi bir halde bakarken telefonumun o anda çaldığını gördüm. Hemen irkildim. Baktım arkadaşım Özgür. Tamam, itiraf ediyorum “Bilgisayara bakıyorum” diyerek kıza yalan söyledim. Resmen horul horul uyuyordum. Canının sıkıldığını okula gitmek istemediğini söyledi. Bende kendisine buluşma teklifinde bulundum. Alsancakta buluşmaya “biraz sancılı olsa da” karar verdik. Yataktan fırladığım gibi duşa oradan da arabaya attım kendimi. Merak etmeyin elbiselerimi giydim J

Alsancak’ı özlemişim resmen. Ne yapalım dedik? Hadi teenagerlar gibi alalım biralarımızı, atalım Kordon’da çimenlere kendimizi. Resmen attık ama… Hadi ben bir nebze attım ama Özgür baya bir serildi çimenlere. Hava da sıcak, güneş de tam tepemizde. Bir süre sonra biranın da etkisiyle Özgürde bir mayışma halleri, hafif uyku hali. Ses etmedim. Yaklaşık 10-15 dakika uyumakla uyumamak arasında çimenlere uzanmış halde yattı. Özgür harbi kızdır, seviyorum bu hallerini. Fazla takmaz etraftakileri. İsterse yapar. Zaten motorsikletten düşmüş. Ne işi var kız kısmının motorsikletle yahu? J

Yeşil çimenler, yeşil çimenler… Muhabbet de iyiydi. Hayattan, insanlardan, içinde bulunduğumuz durumdan konuştuk. Her ne kadar benim fazla konuşmadığımı söylese ve bende bunu inkar etsem de, itiraf edeyim biraz öyle. Ama durumum çok da vahim değil. Düzgün cümleler kurabiliyorum konuştuğum zamanlarda. Ayrıca çok iyi yazdığımı söyledi. Konuşamayıp da iyi yazan kaç kişi var şu dünyada? Duymayıp da güzel beste yapmak gibi bir şey herhalde bu? Evet, ben büyütüyorum. O kadar da değil.

Hava da o gün fevkalade güzeldi. Kıçımın ağrımaya, ayaklarımın uyuşmaya başlaması üzerine masası ve sandalyesi olan bir yere geçme teklifimi kabul etmek zorunda kaldı kendisi. Bira da kalmamıştı üstelik. Kordonda bir yere oturduk lakin adını hatırlayamıyorum. Bende vardır bu. Gittiğim kafe-bar’ın adına hiç bakmam. Nasıl olsa yerini biliyorum. Neyse, mesai saati bitimi de olduğu için o saatte mekanlar da oldukça kalabalıktı. Bir de Gündoğdu Meydanı’na bir çadır kurmuşlar. Bangır bangır bir de müzik yayını başladı bu çadırdan. Bir de sarhoş gençliği çadırın önüne toplayıp halay çektirmezler mi? Muhabbetimizin içine limon sıkmaya başlamışlardı anlayacağınız. Neyse ki çok uzun sürmedi ya da ben yüksek volümlü, bol biralı muhabbetimizin derinliğinden unuttum gürültüyü. Güzel bir gündü velhasıl.

Etiketler: , , , ,

Yorum Yap

burung

  • Yazı Takvimi

    Şubat 2012
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Oca    
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    272829  
  • Bir Yıl Önce

    • Bu tarhte yazı yoktur
  • Facebook

2008 - 2012 MemoBlog
Atari Oyunları