Formula 1 Nereye?
14 Şubat 2009Her ne kadar Formula 1’in popülaritesini kaybetmemesi için her yıl yeni kural değişiklikleri yapılsa da, içlerinde benimde bulunduğum ciddi bir kitle bu kural değişikliklerinin Formula 1’e yarardan çok zarar verdiğini düşünüyor. Ama popülarite kaybetmenin dışında zorunlu olarak yapılan kural değişiklikleri de var. Bu kural değişikliklerinin yapılmasının en önemli sebebi de dünyanın içinde bulunduğu küresel kriz.
1993 yılında WilliamsF1 takımı Formula 1 için ilk olarak otomatik şanzıman sistemini geliştirdi. Ama başta FIA ve birkaç öncü Formula 1 takımı bu otomatik şanzıman sisteminin yarışlarda kullanılmasının Formula 1 ruhunu öldüreceğini ve sürücülerin de sadece direksiyonu sağa sola çeviren kişiler olarak anılacaklarından bu sistemin kullanılmasına karşı çıktılar. Böylelikle otomatik şanzıman sistemi Formula 1’de hiç kullanılmadı. Ama zamanında buna karşı çıkan FIA, iki yıl sonra 1995 yılında halen günümüzde de kullanılan yarı otomatik şanzıman sistemine geçmeyi kabul etti. Aynı FIA geçmişte, telemetry olarak adlandırılan ve pist kenarındaki mühendislerin yarış sırasında aracın tüm motor ve diğer sistem bilgilerini takip ederek araca dışarıdan müdahale etmelerine olanak sağlayan bu sistemin Formula 1’e girmesine de engel olmuş ama daha sonraları bu haberleşmenin önüne geçemeyeceklerini anlayarak telemetry sisteminin yarışlarda kullanılmasına izin vermiştir.
Gelelim günümüze. Zamanında en ufak bir değişiklik için kılı kırk yaran FIA artık o eski katı tutumundan vazgeçmiş durumda. Üstüne üstlük artık takımları beklemeden gerek kural değişikliklerini, gerekse teknolojik değişiklikleri kendisi yapıyor. Formula 1’i takip ettiğim 90’ların başından beri en köklü değişiklik de herhalde Mart ayında başlayacak olan 2009 sezonunda olacak. Gerek kriz, gerekse araçların hız bakımından durdurulamaz duruma gelmelerinden dolayı FIA bu sezon gerçekten belki de F1 tarihinin en köklü değişikliklerine gidiyor. Bu sezon göreceğimiz en büyük değişiklik araçların şasi ve lastiklerinde olacak. Araçların ön kanatları gözle görülür bir şekilde genişletildi. Bunun yapılmasındaki amaç ise ön tekerleklerin altına giren havayı engelleyerek aracın yol tutuşunu düşürmek. Bu da aracın otomatik olarak daha yavaş gitmesine neden olacak. Aynı şekilde arka kanatlar da daraltılıp yükseltildi. Bunun yapılmasının nedeni de aracın arka tarafının kontrolünün zorlaşmasını sağlamak. Bu yine aracın yavaş gitmesi anlamına geliyor. Bir diğer değişiklik ise yukarıda da söylediğim gibi lastikler. FIA yeniden, en son 1998 yılında kullanılan ve “slick” diye tabir edilen oluksuz lastiklere geri dönüyor. Formula 1 takipçilerinin bildiği gibi geçen sene yine 1998 yılından itibaren kullanılan “Tracktion Control” ve “Launch Control” sistemlerinin kullanılmalarına son verilmişti. Tracktion Control, aracın dört tekerleğinin de yola tutunmasını kontrol eden bir sistemdi. Bu sistem araçların kayma ve kontrolden çıkma eğilimleri olduğu anda hemen devreye giriyor ve aracın yolda tutunmasını sağlıyordu. Launch Control yani kalkış kontrol sistemi ise yarışın başlama anında aracın patinaj çekmesini engelleyerek mümkün olan en çabuk şekilde hızlanmasını sağlıyordu. Yani kalkışı pilot değil araba yapıyor, araba belli bir hıza ulaşınca gaz kontrolünü pilot devralıyordu.
Bu yıl uygulanacak önemli bir değişiklik de “KERS” denilen “Kinetik Enerji Geri Dönüşüm Sistemi”. Bu yeni teknolojinin kullanılmaya başlanmasıyla anlıyoruz ki artık Formula 1 takımları da ciddi anlamda taşın suyunu sıkmaya başlamışlar. Bu sistemle yarış sırasında araç üzerinde bulunan kinetik enerjiyi bir noktada toplayıp, bu enerjinin aracın farklı sistemlerinde yeniden kullanılması amaçlanıyor. Bütün bu değişikliklerin ne kadar işe yarayacağını sezon başlayınca göreceğiz. Umarım Formula 1 heyecanından fazla bir şey kaybetmez.
Edit (19.03.2009) : Yeni sezonun başlamasına sadece iki hafta kala FIA yeni bir karar daha aldı. Buna göre yeni sezonda en çok puanı alan pilot değil, en çok yarış kazanan pilot dünya şampiyonu olacak. Ama varolan mevcut puan sistemi de korunacak. Eğer bu kural geçen sene yürürlükte olsaydı en çok puan alan Lewis Hamilton değil, 6 yarışla en çok yarış kazanan pilot olan Felippe Massa dünya şampiyonu olmuş olacaktı. Aklıma ilk gelen şey artık pilotların yarışı kazanmak için yarışacakları. Yani bu bakımdan yarışlara biraz daha heyecan gelebilir. Ama diğer taraftan bir pilotun sezon daha devam ederken şampiyonluğunu bu sayede ilan etmesi de bizi Schumacher’li sıkıntı dolu 2000′li yılların başına geri götürecektir.
Edit 2 (21.03.2009) : FIA yukarıda bahsettiğim yeni puanlama sistemini 2010 yılına kadar erteleme kararı aldı.
Etiketler: dardenel spor, DÜNYA VE UZAY HİKAYELERİ, FIA, Kalkış Kontrol Sistemi, Kinetik Enerji, kuyruklu yıldız ile ilgili hikayeler, Launch Control, Okay Karacan, Tracktion Control, Williams, Yol Tutuş Sistemi





