Eurovision Hadise’si
17 Mayıs 2009
Eurovision
Uzun yıllardan sonra ilk defa Eurovision yarışmasına bu kadar kayıtsız kaldım. Oturup da hiç izleyesim yoktu. Yeni şarkıcılar keşfetmek adına kaçırmamaya özen gösterirdim hep. Cumartesi akşamı arkadaştaydım. O söyledi “ abi Hadise çıktı” diye. Düşündüm bir an. “çıktıysa çıktı” dedim. Şu saatten sonra birinci olsak ne olur, sonuncu olsak ne olur? Başımız göğe mi erecek? Ülke olarak ekonomimiz mi düzelecek, kriz mi bitecek, her şey güllük gülistanlık mı olacak? Kısacası gündemde bu kadar sorun varken, kalkıp da Eurovision’u izleyip, aldığımız puan ve elde ettiğimiz derecelerle övünmek, mutlu olmak çok yersiz.
Şimdi açıp Youtube’da yarışmaya ilişkin görüntüleri de izlemek içimden gelmiyor. Belki de bu aylardır abartılan bir yarışmanın, aslında bu ülke için hiçbir anlamı olmayan, tamamen magazinsel öğelerle doldurularak önümüze sürülen bir şey olduğunun farkına varmamdan kaynaklanıyor olabilir. Düşünün bir kere. Aylardır gündemden düşmeyen bu yarışma, ertesi gün gazetelerde yarım sayfadan daha az bir yer kaplayıp, bir sonraki gün de tamamen unutulan bir haberden farksız. Hadise’yi ise bundan sonra çıkaracağı yeni albümüne kadar bir daha görmeyeceğiz piyasada. Çünkü bu iş bu kadar… Her şeye rağmen onun da iyi bir reklam yaptığını söyleyebilirim.
Peki, birinci olsaydık bizim için farklı olan ne olacaktı? Hiçbir şey… Önümüzde koskocaman bir Sertab Erener örneği var? Ne oldu? “Everyway That I Can” adlı parça nerede? Kim dinliyor, kim çalıyor? Unutuldu gitti. Hatırlayacağımız tek yer, Eurovisionlarla ilgili televizyon programları olacak. Bu noktada benim için önemli olan bizim hatırlamamız değil, yabancıların bizim şarkımızı hatırlamaları. Ama Eurovision o kadar da sihirli bir yarışma değil. Hele hele yabancılar için hiç değil. Herhalde en çok önem veren ülke biziz. O da yalandan işte. Maksat magazin olsun.
Etiketler: başka dünyalara yolculuk, Düm Düm Tek, Eurovision, Everyway That I Can, Hadise, hayal gücü teması, Sertab Erener, Youtube





