Ay’a Yolculuk Hikayesi

12 Aralik 2008
Hikaye Ay Yürüyüşü

Hikaye Ay Yürüyüşü

Ay’a yolculuk başlıkta da yazdığım gibi tam bir hikaye. Böyle bir yolculuğun aslında hiç gerçekleşmediğini düşünüyorum. Sadece ben değil, pek çok kişi böyle düşünüyor. Ay’a yolculukla ilgili ciddi anlamda cevabı bulunamayan, havada kalmış sorular var. Biraz düşününce aslında bu hikayenin ardında neler olduğu, Amerika’nın böyle kurmaca bir senaryo ile neler kazandığı şıp diye ortaya çıkıveriyor.

Neden Neil Armstrong’un bir röportajı yok? Var mı yoksa ben mi görmedim? Ay’a ilk ayak basan Armstrong’un televizyonlarda yayınlanan bir sürü görüntüsü var. Hepsinde gayet güler yüzlü kameralara kahramanca pozlar veriyor. Ama birebir olarak kendisiyle yapılmış bir tek bile röportajı yok. Peki neden? Çünkü Armstong Ay’a hiçbir zaman gitmedi. Bu sebeple röportaj sırasında karşılaşabileceği sorular nedeniyle Amerikan hükümeti kendisinin röportaj yapmasına izin vermiyor.

Ay’a yolculuklar neden devam ettirilmedi? Bu sorunun cevabı çok basit. 1960’lı yıllarda Amerika ve dönemin Sovyetler Birliği uzaya insanlı bir yolculuk için birbirleriyle yarışıyorlardı. Hatta Sovyetler Birliği bir adım öne geçerek Yuri Gagarin’i dünyanın yörüngesine çıkarmış ve uzaya ilk giden insan bir Sovyet Pilotu olan Gagarin olmuştu. Artık Amerika’nın Sovyetler Birliği’ni geçebilmesi için daha büyük bir adım atması gerekiyordu ve biliyorlardı ki; eğer Ay’a bir insan yollarlarsa Sovyetler Birliği’nin bu konu üzerindeki çalışmaları farklı bir boyut kazanacaktı. Belki de durdurulacaktı. Sovyetler Birliği’nin Ay’a bir kozmonot göndereceği haberini alan Amerika apar topar bir senaryo hazırladı ve hiçbir zaman gerçekleşmeyen bir Ay yolculuğunu tüm dünyaya cafcaflı bir şekilde ilan etti. Bu sayede amacına ulaşarak Sovyetler Birliği’nin de Ay’a gitme projesi yerine uzayla ilgili başka projelere odaklanmasını sağladı. Eğer Amerika o tarihte, yani bundan 40 yıl önce Ay’a gitmiş olsaydı şimdi Ay üzerinde cirit atıyor olmaz mıydı? Benim bildiğim Amerika eğer imkanı varsa gidebildiği en uzak yere gider ve oraya hakim olurdu.

Peki bu senaryo nasıl hayata geçirildi? Tüm ekip sanki gerçekten Ay’a yollanacakmış gibi Apollo- 11 uzay aracına bindirildiler. Hatta bazı kaynaklar son ana kadar astronotların bile gerçekten Ay’a gönderileceklerini sandıklarını yazmaktadır. Oysaki fırlatmadan sadece dakikalar önce astronotlar mekikten apar topar indirilip önceden hazırlanmış Ay yüzeyi ve uzay boşluğu şeklinde dekorlara sahip bir stüdyoya sokulmuşlardı. Kendilerinden gerçekten aya gelmiş gibi rol yapmaları istenmişti. Hatta Armstrong’un ve diğer ekip üyelerinin Dünya ile yapacakları telsiz konuşmaları da metinler halinde kendilerine verilip ezberlenmeleri sağlandı. Armstrong ve diğer üyelerin bu rollerini başarıyla yerine getirdikleri ortada. Bu arada boş mekik de uzaya yollanmıştı. Ekibin dünyaya dönüşleri de çok iyi hazırlanmıştı. Amerikan ordusuna ait bir uçak gemisi astronotların kapsül içinde dünyaya dönüşlerini izlemek ve onları karşılamak için okyanusa açılmıştı. Bu karşılama için uçak gemisinde dönemin başkanı Richard Nixon’ın da içinde olduğu 1000’in üzerinde kişi vardı. Astronotlar Amerikan ordusuna ait bir helikoptere bağlanmış uzay kapsülünün içinde kilometrelerce yükseklikten denize bırakıldılar. Sanki gerçekten Ay’dan dönüyorlarmış gibi kapsülün paraşütünü açıp denize güvenli bir düşüş yaptılar. Hepsi de artık birer kahramandı.

Ya o dönemin koşulları? Yıl 1969 yani jet motorunun icadından sadece 30 yıl sonra. Sizce jet motorunun icadından sadece 30 yıl sonra Ay’a gitmek biraz garip değil mi? O devirde bilinen bütün motorlar havayı emip yüksek bir basınçla dışarı iterek bir hareket sağlıyorlardı. Bu, bugün bile böyle. Buraya kadar her şey normal görünüyor. Bir roketi yüksek bir itiş kuvvetiyle dünyadan fırlatabilirsiniz. Farklı bir yakıt kullanırsanız itiş gücünü milyonlarca defa katlayabilirsiniz. Ama bilinmesi gereken en önemli şey motorların yine aynı mantıkla havayı iterek hareket sağlaması. Oysaki Ay’da havayı iterek hareket edemezsiniz. Çünkü motorlarınız için gereken hava orada yok.

Ya Ay yolculuğuna dair kayıtlar? Tekrar incelenebilirdi ama ne yazık ki NASA’nın Apollo-11 Ay yolculuğuna ait orijinal tüm kayıt ve dökümanları geçen sene esrarengiz bir yangın sonucu yandı. Hatta o zamanlarda bir yetkilinin olayla ilgili garip bir açıklaması olmuştu. Sayın yetkili orijinal dökümanların yandığını ama zamanında bunları çok sayıda kopyaladıkları için fazla bir kayıplarının olmadığını söylemişti. Oysaki bir olay hakkında gerçek mi yoksa kurmaca mı olduğuna dair bir şüpheniz varsa yapacağınız ilk şey olayla ilgili “orijinal” dökümanları incelemek olacaktır. O zamanlar insanlar Amerika’nın Ay’a gittiğine o kadar inanmışlar ki böyle bir olayın gerçekliğinden şüphe bile duymamışlar. Çünkü zaten Amerika bunu televizyondan canlı olarak vermiş, insanlar da yolculuğun her evresini gerçekten izlediklerine inandırılmışlardı. Ama teknoloji biraz ilerleyip insanların kafalarında bu yolculuğa dair sorular artmaya başlayınca da işi “tüm dökümanlar yandı” deyip örtbas etmeye çalışmışlardır. Bu kurmaca olayı ayakta alkışlıyorum.

Amerika hala bu tarz oyunlara devam ediyor. Nevada çölünde 51. Bölge olarak adlandırılan askeri bir üste uzaylılarla fikir alışverişii yaptıklarına dair söylentiler var. Söylenti, çünkü o bölgenin civarına kimseler yaklaştırılmıyor. Amatör olarak çekilen video kayıtlarında da havada uçan esrarengiz nesneler gayet açık görülmekte. Ama açıkça söylemeseniz bile ara sıra bu tarz esrarengiz ışıklar taşıyan nesneleri havaya çıkartıp insanların bunları UFO sanarak inanmalarını sağlayabilirsiniz. Ay yolculuğu gibi buna da pek inandığımı söyleyemem. Ama belli ki Amerika bu tarz kurmaca olaylarla süper güç olma amacına çoktan ulaşmış durumda.



“Ay’a Yolculuk Hikayesi” için Bir Yorum

  1. süperrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr birrrrrrr siteeeeeeeeeeeee

Yorum Yap



  • Bir Yıl Önce

    • 2013-11-26 No articles on this date.
2008 - 2014 MemoBlog