1994

24 Ağustos 2010

Benim için sonu dört ile biten yılların önemi başkadır. 2004 yılı da benim için çok güzel bir yıldı. Aslında güzel değil de çok değişik bir yıldı. Ama 1994 yılının hayatımda gerçekten çok büyük bir önemi var. Bir kere, nedenini bilemediğim bir şekilde bu yıla ait pek çok şeyi çok iyi hatırlıyorum. Hatta alakalı alakasız zihnimde çakılı halde duruyor her şey diyebilirim.

1994 yılının Ocak ayında İzmir’e taşınmıştık. Buz gibi bir havaydı. Yarıyıl tatiliydi ve ortaokulun ikinci dönemini İzmir’de okuyacaktım. Gerçek anlamda ilk defa 1994 yılında birisini sevdim. Ama o da İzmir’e taşındığımızdan dolayı sonuçsuz kaldı. Sertab Erener’e çok benziyordu. Ama adını hatırlayamıyorum maalesef şu anda. O yüzden Sertab Erener’in de bende yeri ayrıdır biraz.

Elimde bir sürü çekme kasetim vardı. 1994 yılında satın aldığım kadar kaseti bir daha hiçbir zaman satın almadım. O yıl Mariah Carey ilk defa “Without You” adlı parçasıyla MTV ekranlarında boy göstermişti. Ayrıca Take That, Whale, Roxette, Crash Test Dummies gibi pek çok sanatçı ve grup aynı yıl içinde çıkardıkları albümlerle patlama yapmışlardı. Nisan 1994 benim gibi pek çok müziksever için üzücü bir aydı. Nirvana grubunun beyni Kurt Cobain evinin garajında intihar etmişti. Tam da adını yeni yeni duyduğum ve ısınmaya başladığım bir gruptu Nirvana. Cobain’e gerçekten yazık oldu. Bir de GO diye bir dergi çıkmaya başlamıştı piyasaya. Blue Jean dergisine rakip olarak. Ama ansiklopedi gibi bir şeydi. Ömrü çok da uzun sürmedi.

Tabi ki 1994 yılında Amerika’da düzenlenen dünya kupasını da unutmamak lazım. Sabahlara kadar bekleyip maçları izliyorduk. Nedense benim için en uzun süren dünya kupası olmuştu. Çok dolu dolu geçmişti. Normal şartlarda zaten en fazla bir ay sürüyor. Amerika ’94 deyip de efsanevi İtalya milli takımına değinmemek olmaz. Gerçi o şampiyonada 2. olmuşlardı ama Roberto Baggio’lu, Baresi’li, Evani’li, Albertini’li kadro bana göre tarihin gelmiş geçmiş en iyi İtalya milli takımı kadrosuydu.

Aynı yıl dayımlar o zaman için “müstakbel” olan yengemle bize gelmişlerdi İngiltere’den. Yengem Fransız’dı ve dayımı da neredeyse 3 yıldır görmüyorduk. Tabi çocuğuz ne de olsa evde yabancı dilde konuşan birisi olunca ister istemez ilgini çekiyor. Hatta o zamanlar internet yok, telefonla bir gece vakti Martinique (Martinik) adasını arayıp annesiyle Fransızca konuştular uzun uzun. Öylece şaşkın şaşkın izlemiştik. Başlarda biraz çekinsek de ilerleyen zamanlarda kendisini çok sevdik. Zaten artık bizden biri oldu bile. O zaman bize yaptığı şaraplı tavuğun tadı hala damağımdadır.

Hep söylerim; Şirinyer İzmir’de oturduğum en iyi yerdi. Alsancak bile o kadar hareketli değildi. Şirinyer’de insanlar aileleriyle yemekten sonra geceleyin yürüyüşe çıkarlardı. Şirinyer parkı insanlarla dolup taşıyordu. Hatta o zamanlar parkta takılar falan satılıyordu. Şimdi ne oldu bilmiyorum. Menderes caddesi boyunca elinde dondurmalarla yürüyüşe çıkmış aileler. Cıvıl cıvıldı.

1994’den bahsedilirken 5 Nisan kararlarından bahsedilmez mi? O zaman başbakanımız Tansu Çiller’in aldığı, Cumhuriyet tarihinin en büyük cari açığı ve kamu açığını kapatabilmek için hiçbir işe yaramayan kararları. Sonuç ise işsizlikte artış ve üç haneli enflasyon döneminin başlaması oldu.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorum Yap

kecoa

  • Yazı Takvimi

    Şubat 2012
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Oca    
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    272829  
  • Bir Yıl Önce

    • Bu tarhte yazı yoktur
  • Facebook

2008 - 2012 MemoBlog
Atari Oyunları