17 Ağustos 1999
17 Ağustos 2009Bugün şu saatler itibariyle büyük depremin tam onuncu yılı. Bu satırları yazarken on yıl önce bu saatlerde neler yaşadığım bir defa daha canlanıyor gözümde. İzmir’in bunaltıcı yaz sıcağında televizyon seyrediyordum. Sonra bir sallantı hissettim. Uzaktan kumanda hemen yanımda olduğu için İzmir kanallarını açtım. Belki canlı yayın yapan bir kanal vardır da programdakiler deprem olunca nasıl davranacaklar onu merak ettim. Evet depremin İzmir’de olduğunu düşünmüştüm çünkü buralarda o kadar sık deprem olur ki… Ama bu arada sallantı azar azar devam ediyordu. Sonra annemler uyandılar. Bu arada camlar, kapılar açık dışardan arabaların alarm sesleri geliyor. Ama bizde yine panik yok, İzmir kanallarını dolaşmaya devam ediyoruz.
Aradan on dakika geçti geçmedi. TGRT’de bir bayan sunucu telaş içinde birşeyler geveliyordu. Biraz kulak verince olayın büyüklüğünü anlamaya başlayacağımız o cümleyi söyledi : “Adapazarı ve İzmit’ten haber alamıyoruz”. Belki de çaresizliği en iyi şekilde anlatıyordu bu sözcükler. Çünkü bir televizyon kanalı düşünün ki izleyicilerine “haber alamıyoruz”u verebileceği en iyi haber olarak sunan.
Biz 14 yıl boyunca İzmit’in Derince Belediyesi’nde oturduk. Burası depremin en çok vurduğu yerlerin başında geliyor ve tüm eski komşularımız, arkadaşlarımız halen orada oturuyorardı. Kimsenin inanamayacağı bir şekilde depremden yaklaşık 20 dakika sonra orada oturan eski komşumuza telefonla ulaştık. Söylediği kelimelere inanabilmek gerçekten zordu. Binaların yıkıldığını, elektriklerin kesildiğini söylüyordu. Bu arada İzmir’de olmamıza rağmen gözümüz oturma odamızın avizesindeydi. Çünkü sürekli bir sallanma durumu vardı. 500 km. uzaktaki bir depremin ve artçı sarsıntılarının İzmir’den bile hissedilmesi hiç iyiye alamet değildi.
O gece ailece hiç uyumadık. Sürekli kanal değiştirip en son haberleri öğrenmeye çalışıyorduk. İlk defa o gün kabusun güneşli bir yaz sabahında da olabileceğini anladım. Hava aydınlanmıştı fakat televizyondaki görüntüler eve giren güneş ışığını adeta karartmıştı. 17 Ağustos depremi deyince aklıma ilk gelen, camdan odaya vuran güneş ışığı ve televizyondaki enkaz görüntüleri olur hep.
Etiketler: 17 Ağustos 1999, Adapazarı, Derince, Gölcük, İzmir, İzmit, TGRT, uzay hikayeleri





